30 Kasım 2012 Cuma
ÖĞRETMENLER GÜNÜ
Herkese merhabalar.
Bugün öğretmenler günü, tüm öğretmenlerimizin gününü kutlarım.Dün de yağız'ın öğretmeninin, gününü kutlamıştık.Toplu olarak hediye alınmasına rağmen,yağız kendine özel bir şeyler olsun istediği için ,öğretmenine bir şiir yazdı.Daha doğrusu o uydurdu,söyledi ben yazdım.Çok değişik sözler değildi belki ama 5,5 yaşındaki bir çocuğun yüreğinden akıyordu ve bence çok kıymetliydi.Eminim öğretmeni de çok beğenmiştir.
Bu arada ayıptır söylemesi çok centilmen bir erkek çocuğu yetiştiriyorum ,) dün öğretmenine bu şiiri yazıp,götürdü,iki gün önce de öğretmenine doğum günü için resim yapıp götürmüştü.Bu kadar düşünceli ve centilmen olursa,ileride karısı bana ne çok dua eder,ne kadar güzel anar kim bilir ? ,)
Sağlıcakla kalın...
ÇOCUKLAR ENERJİ TASARRUFU HAKKINDA SİEMENS İLE DAHA BİLİNÇLİ
Herkese merhabalar.
Geçtiğimiz ay, blog yazarı arkadaşlarım ve çocuklarımızla birlikte ,harika bir etkinlikte buluştuk.Çocuklarımız müze gezip sosyalleşirken,bizde dışarıda sohbetin dibine vurduk,) ama müzeyi gezemediğim için aklımda da kalmadı değil,neyse ki,müze çok yakınımda, oğlumu alıp tekrar gitmek için vakit kolluyorum ,)
Anne,çocuk etkinlikleri en sevdiğim,en keyif aldığım etkinlik türüdür,mümkün olduğunca kaçırmamaya çalışıyorum.Bu da çok güzel ve faydalı bir etkinlik oldu bizim için.Müzeyle ilgili bilgiler aşağıda,yolunuz düşerse mutlaka gidin gezin derim.
Hepinize mutlu haftalar...
ÇOCUKLAR ENERJİ TASARRUFU HAKKINDA SİEMENS İLE DAHA BİLİNÇLİ
Santral İstanbul Enerji Müzesinde, Siemens sponsorluğunda 2010 yılından bu yana devam eden “Gelecek=Çocuk ve Enerji” eğitimlerinde çocuklar, sürdürülebilirlik ve enerji tasarrufu konusunda bilinçlenmeye devam ediyor. 2011- 2012 eğitim öğretim yılında şimdiye kadar 3 bin 293 öğrenci, evdeki elektrik tüketiminin yüzde 46’sının gerçekleştiği beyaz eşyaların çevreci özelliklerinin, doğal kaynakların sürdürülebilirliği açısından taşıdığı önemi, öğrencilerin yaşayarak öğrenme fırsatı elde ediyor.
Santral İstanbul Eğitim Birimi tarafından, Siemens Ev Aletleri sponsorluğunda yürütülen çocuklara ve gençlere yönelik eğitim programı “Gelecek=Çocuk ve Enerji” projesinde, 2010- 2011 eğitim öğretim ve 2011- 2012 eğitim öğretim yılında, şimdiye kadar katılan öğrencilerin sayısı yaklaşık 8.000 çocuğu buldu.
Öğrenciler eğitim programında buzdolabı, çamaşır makinesi, ütü, bilgisayar gibi elektrikli ev aletlerinin ne kadar enerji harcadıkları bilgisinden hareketle geliştirilen grup oyununa katılıyor. Çocuklar kendilerine dağıtılan kartlar aracılığı ile hangi beyaz eşyanın ne kadar enerji tükettiğine ilişkin fikir yürütüyor. Üzerinde çeşitli beyaz eşya resimleri ve enerji tüketim miktarlarının yer aldığı kartlar, çocukların inter aktif bir ortamda, yaşayarak çevre bilinci kazanmalarına destek sağlıyor. Kartlar daha sonra evde aileleri, okulda arkadaşları ile oynayabilmeleri için çocuklara hediye ediliyor.
Enerji Müzesinde çocuklara ve gençlere yönelik, enerjinin doğru kullanımına ilişkin eğitimler, müzenin açıldığı 2010 yılından bu yana devam ediyor. Yılda yaklaşık 15 bin öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilen programlar Salı günleri “Gelecek=Çocuk ve Enerji”başlığı altında Siemens Ev Aletleri desteği ile ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Program kapsamında 3- 6 yaş, 7- 12 yaş, 13- 15 yaş ve 16-18 yaş olmak üzere dört gruba, farklı içerikler sunuluyor.
Enerji Müzesi’nde bulunan hemen her şeye dokunabildikleri eğitimler sırasında öğrenciler, Silahtarağa Elektrik Santralı’nın tarihi, elektriğin elde edilme yöntemleri hakkında bilgi ediniyor. Farklı enerji kaynakları ve özellikle enerji tasarrufu gibi konularda bilinçleniyor, çeşitli oyun ve aktiviteler ile eğlenirken öğreniyorlar.
Yaklaşık 25 kişilik gruplar halinde gerçekleştirilen eğitimler, yaş gruplarına göre 1.5- 2 saat sürüyor. Eğitim, Enerji Müzesi içinde yer alan “Enerji Oyun Alanı”nda, tüm yaş gruplarının ilgisini çeken elektrik ve enerji temalı interaktif oyunlarla sona eriyor.
sağlıcakla kalın...
9 Kasım 2012 Cuma
ATATÜRK'Ü ANIŞ...
Şuan saat 09:05,her yerde sirenler çalıyor ve herkes saygı duruşunda.
Ama biz, bu yıl bir hafta önceden başladık Ata'mızı anmaya.Üstte gördüğünüz şiir bir haftadır Yağız'la ikimizin elinde,ezberledik,provalar yaptık.
Cumartesi günü okullar kapalı olduğu için de cuma gününden yapıldı anma töreni.Mevsim kış ve bizim okulumuz bir yuva,bu nedenle töreni bahçede değil,oyun salonunda yaptılar.Yani bizi davet etmediler.Cumhuriyet bayramı'nda da aynısı olmuştu.Ve ben oğlumun okuduğu ikinci şiiri de göremedim,duyamadım, o gururu sadece öğretmeninin güzel sözleriyle yaşadım.
Ben de mutluluğumu ve gururumu sizlerle paylaşarak avunuyorum işte.Hem de tarihe notumu düşmüş oluyorum.
Annesine,selamını çaktı ve şiirini okumaya gitti,eminim bunu da başarmıştır benim oğlum (maşallah diyeyim)
Geçen sene ki gibi kuru kuruya değil de,konuyla ilgili bir şekilde Ata'mızı anmış olmak istedim.Ben hiç kimse için, öyle çok ağdalı cümleler kuramam,ne yapayım yapım bu.Öyle işin siyasi tarafına da hiç girmem,sevmem de.
Ata'mız ve tüm asker arkadaşları nur içinde yatsınlar.Biz, bu yıl onları oğlumla birlikte andık...
Sağlıcakla kalın...
7 Kasım 2012 Çarşamba
İLK CUMHURİYET BAYRAMI'M
Herkese merhabalar.
Bu yıl aralıksız bayram kutluyoruz, ne de güzel denk geldi.Kurban bayramı bitti,cumhuriyet bayramı kutlamaları başladı.Bu yıl cumhuriyet bayramı benim için ayrı bir anlam taşıyor.Neden mi?
''Sevinçle,sağlıkla geçsin
Sabahımız, akşamımız
Kutlu olsun hepimize
Cumhuriyet bayramımız''
İşte benim yakışıklım,bayramda bir aksilik olmazsa bu kıta'yı okuyacak da ondan.Öğretmeni üç arkadaşıyla birlikte onu seçmiş.Birlikte ezberledik,çalıştık umarım utanıp sıkılmaz güzelce okur.Ben utangaçlığım yüzünden bayramlar da hiç şiir okuyamadım,hala da öyleyim,toplumda yüksek sesle hiçbir şey okuyamam :( o'da benim gibi toplumda utangaçlık yapıyor ama bu şiiri okumak için çok hevesli,inşallah güzelce okur da hevesi kırılmaz .Hadi hayırlısı :)
Herkesin cumhuriyet bayramı kutlu olsun...
8 Ekim 2012 Pazartesi
''ALİBEY (CUNDA) ADASI'' NDAN GEZİ NOTLARI
Herkese merhabalar,hayırlı cumalar.
Buradaki yazımda elimden geldiğince gezi yazıları yazacağımdan bahsetmiştim,ama kaç hafta oldu benden hala ses çıkmadı.Madem öyle en azından haftayı güzel birgeziyle kapatayım dedim.
Bu defa sizleri Alibey (cunda)adasına götürmek istiyorum :) Daha evvel gittiniz mi bilmiyorum? ama aklınızın bir köşesinde olması gereken ,görülesi,sıcak bir yer.
Balıkesir'in ayvalık ilçesine bağlı, ege'nin dördüncü büyük adasıymış.Adaya girer girmez gerek yapılarıyla,gerek mimarisiyle, eski bir rum köyü olduğu hemen anlaşılıyor.
Eski adı Cunda olan, ancak kurtuluş savaşında padişah'ın ''Yunan'lılara teslim olun'' çağrısına itiraz edip kendi birliğiyle adayı kurtaran ''ilk birliğin kumandanı ,üstteki fotoğrafta da gördüğünüz ''Yarbay Ali çetinkaya'ya'' ithafen adı ''Alibey adası'' olarak değiştirilmiş.
Güzel ara sokakları,eski şirin yapılarıyla sahiden tarih kokan bir ada.1964 yılında ilk boğaz köprüsü Alibey ada'sına yapılmış.Aslında fotoğraflar her şeyi anlatıyor ama ben yine de araya küçük bilgiler ve yaşadıklarımı serpiştirerek yazmak istiyorum.
Bakım isteyen,eski hali bile benim için çok güzeldi.
Henüz restorasyonu yapılmamış,yenilenmeyi bekleyen yapılar vardı,öğrendiğim kadarıyla sponsor bulamıyorlarmış,umarım en kısa zamanda sponsor bulup,yıkık,harabe yapıları en güzel şekilde restore edebilirler.
Biz kadınların tarihi yerler görmek kadar sevdiğimiz bir şey daha varsa ,o da alışveriş yapmaktır sanırım.Çok büyük olmasa da çok şirin bir çarşısı var,içinde kayboldum desem yalan olmaz.Zaten bayılırım incik boncuk almaya,bir de üzerine dönüşte hediye verilecek olması beni tam bir alışveriş canavarı yapıyor sanki :)
Hediyelik eşyalar,sabunlar,zeytinyağları,havlular ne arasanız var.
En çok da Aşıklar tepesi'ni (değirmen)sevdim,çok eski bir rum yapısıymış,2007 yılında rahmi koç tarafından restore edilip kütüphane olarak halkın hizmetine açılmış.Bir üstteki ve alttaki iki fotoğraf aşıklar tepesinden derlediğim fotoğraflardır.
Değirmene bayıldım,görsel olarak çok güzel olmuş.Bir de kafeteryası var ki eşsiz bir manzara eşliğinde kahvenizi yudumlayabilirsiniz.Sanırım manzara ve konsept olarak çok romantik bir ortam olduğundan adını Aşıklar tepesi koymuşlar.Tabi çocuğunuzla gidince pek romantik olmuyor onu da dip not olarak düşeyim :)
Kitaplığa gelince,öyle kocaman,ayrıntılarda kaybolacağınız bir kitaplık değil.Oldukça küçük ancak eski resimlerle son derece otantik ve tarih kokuyor.Kitaplık Necdet H.'nin kitap kolleksiyonunu bulunduruyormuş.
Bizim paşayla, gezmek her ne kadar zor olsa da,onunla da bir başka güzel oluyor.
O kadar yokuş çık,gez,fotoğraf çek doğal olarak yorulduk ,acıktık,nerede yemek yemeli?
Tabi ki sahildeki balık lokantalarından birinde denize nazır balık yemeli.Çiğ haliyle kiloyla aldığınız balığı dilediğiniz gibi pişirtebilirsiniz.Yanına da onlarca meze arasından seçiminizi yapıp afiyetle yiyebilirsiniz.
Diğer gezi yazılarıma BURADAN ulaşabilirsiniz.
Etiketler:
alibey (cunda) adası,
aşıklar tepesi,
değirmen,
GEZELİM GÖRELİM,
GEZELİM İZLEYELİM GÜZELLEŞELİM,
kitaplık,
ne yenir ne içilir,
nerede gezilir,
tatil,
YAĞIZ'IMA DAİR
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















